15 TEMMUZ FELAKETİ, İŞ DÜNYASININ AZİMLİ DİRENCİ SAYESİNDE KOLAY ATLATILDI

18 Ekim 2016  facebook  

 15 Temmuz felaketinin yarattığı psikolojik, sosyolojik, ekonomik şok etkisinin dağılmaya başladığını hep beraber sevinerek görüyoruz. Her üç faktör, iş dünyamızı olumsuz anlamda etkileyebilecek olmasına rağmen, iş dünyasının azimli direnci sayesinde, bu şok kolay atlatıldı. Sade vatandaştan farklı olarak üstlenmek zorunda olduğumuz, ekonomik görevlerimizi canla başla devam ettiriyoruz.

“MOODY’S NOT İNDİRİMİ, ÜLKEMİZE KARŞI YÜRÜTÜLEN YIPRATMA, ZARAR VERME POLİTİKALARININ SONUCUDUR. ÜLKEMİZDEKİ YATIRIMLARA ZARAR VERECEK BİR KARAR DEĞİLDİR”

Hayat devam ediyor, devam ederken de, her gün yeni gündemlerle karşılaşıyoruz. Son günlerin gündeminde iki yeni madde var:

-Birincisi, Moody’s kredi derecelendirme kuruluşunun not indirimi,

-İkincisi ise kredi kartları uygulamalarındaki rahatlatma ile piyasada yaratılmak istenen canlılık.

Moody’s not indirimi ülkemize karşı yürütülen yıpratma, zarar verme politikalarının doğal sonucu. Batı ülkeleri, güçlü Türkiye ve güçlü lider istemiyor. Zarar verebilmek için elindeki bütün kozları insafsızca kullanıyor. Ancak, bu girişimin sahibi ülkelerin bekledikleri zararların, bekledikleri ölçüde olmasını  tahmin etmiyorum. Zira ülkemize gelecek sermaye ve krediler için, bu gibi not indirimlerinin siyasi olduğunu biliyoruz. Sermaye sahipleri, not indirimini değil, kendi çıkarını gözeterek karar veriyor. Aslına bakarsanız, yabancı sermaye için Türkiye bir cennet, gelişmiş ülkelerde parasını değerlendirecek ortam yok, Türkiye de çok. Bu nedenle, bu not indiriminin ülkemize çok da zarar verecek bir karar olmadığını düşünüyorum.

“HÜKÜMETİMİZİN YENİ DÜZENLEMELERİ VE BORÇLARA SAĞLADIĞI YAPILANDIRMA FIRSATI İLE PİYASALAR HAREKETLENECEK, EKONOMİ CANLANACAK”

Kredi kartları uygulamalarındaki rahatlatmaya gelince;

Kısa vadede ekonomiyi canlandıracak, piyasalar hareketlenecek, satışlarımızın ve cirolarımızın artışı  oranında, üretim artacak. Ancak, şunu unutmayalım,  üretim beklenenden daha çok artmaz ve sürdürülebilirliği olmaz ise ileride tekrar sıkıntı yaşayabiliriz.

Kredi kartları ile ilgili verilere göz atalım:

-Vatandaşın daha fazla borçlanmasının, dolayısıyla harcama yapmasının önü açılıyor. Hükümetimiz, bu kararı ile risk almak pahasına, piyasada canlanma olmasını bekliyor. Hükümetimizin bu kararının hedefine ulaşması için vatandaşlarımıza düşen görev, ithal yerine yerli malı kullanarak istihdamın önünü açması. İş dünyasına düşen görev ise yerli malı üretimin artması, yerli malı satışının ön planda tercih edilmesidir.

– Ülkemizde 24 milyon kişi kredi kartı kullanıyor,

– Kredi kartı ile alış veriş, yıllık 80 milyardan fazla,

– Kredi kartına bağlı taksitli alış verişe 2013 yılında yeni düzenlemeler getirildi, yapılan düzenleme sonrasında  2016 yılında yıllık 48 milyar lira olan taksitli alış veriş, 33 milyar liraya geriledi,

– Yeni düzenleme ile kredi kartlarının harcama limitleri yükseltildi,

– Taksit sınırı, 9 aydan 12 aya uzatıldı,

– Cep telefonu, akaryakıt ve gıdada taksit olmaması ilkesi devam ettirildi.

– Özellikle kart limiti 3 bin lira altındaki kredi kartı sahiplerinin birikmiş 14 milyar borcu, 6 yıla yayılarak, yeniden yapılandırılması imkânı getirildi. Böylece borçlulara nefes aldırıldı.

Bunların dışında;

– 1 Ocak 2016 itibariyle uygulanan yeni asgari ücretin, büyüme üzerinde olumlu etkisi olduğu,

– Ülkemizde 11 milyon kişi tarafından kullanılan bireysel kredi vadelerinin, 3 yıldan 4 yıla çıkarıldığı,

– Konut edinme kredi faizlerinin düşürüldüğü, %75 olan kredi oranın %80 olarak değiştirilebileceği,

gibi düzenlemeler yapıldı. Ancak, bilinmelidir ki kredi kullanılması, bankaların zorunlu yasal görevleri olmayıp, performansa bağlı olarak kullanılabilecektir.

“ŞEHRİMİZİ VE ÜLKEMİZİ ZENGİNLEŞTİRMELİYİZ”

Her zaman söylediğimizi tekrarlayalım:

– Ülkemiz zenginleşmezse, vatandaşın borç ödemesi zorlaşır.

– Ülke zenginleşirse, yabancı ülkelerin Türkiye üzerindeki emelleri törpülenir.

– Ülkenin zenginleşmesinin doğal sonucu olarak halk zenginleşir.

– Zenginleşmenin temelinde üretim ve istihdam vardır.

– Üretim için yatırım, yatırım için sermaye ve müteşebbis gereklidir. Üretim artarsa istihdam artar, gelir artar, hem fert, hem ülke zenginleşir.

Söz istihdamdan açılmışken, istihdamın temelini oluşturan yatırımcılardan da söz edelim.

Bilindiği gibi, şehrimizde üç kulvarda istihdam imkânı var:

1- Özelleştirme yoluyla özel sektör olan ulusal sermaye yatırımları,

2- Kütahya da temelden yatırım yapmayı tercih etmiş ulusal sermaye yatırımları,

3- Kütahya’nın içinden çıkmış yerel sermaye yatırımları,

Her üç kulvardaki işletmelerimiz, çalışmalarını canla başla sürdürüyorlar.

Üretim ve istihdam artışının önemini kavramalıyız, üretim ve istihdamı artıracak, yerel, ulusal ve hatta global yeni yatırımcılar yaratmalıyız. Her zaman, her vesile ile dile getirdiğimiz beş erk bir araya geldiğinde, işimizin ne kadar kolay olacağını hep beraber göreceğiz.

“6736 SAYILI BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASINA İLİŞKİN KANUN’DAN MUTLAKA YARARLANIN”

Bildiğiniz gibi, mali mevzuat uygulamalarında mükellef lehine ciddi iyileştirmeler sağlanıyor. Halk arasında vergi barışı olarak anılan, 6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun hakkında bazı satır başlarından da söz etmemiz gerekirse şunları paylaşabiliriz.

Borçların Taksitlendirilmesi:

– Maliye Bakanlığı, Sosyal Güvenlik Kurumu, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Oda ve Borsalar gibi kurumlardaki her türlü borçlarınızdan doğmuş olan gecikme faizi, ceza ve benzerlerinin silinmesi, anaparalarının taksitlendirilmesi imkânı getiriliyor.

Matrah ve Vergi Artırımı:

– Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi, stopaj, vb. son 5 yıl vergilerinizin matrah artırımı yapılarak, son 5 yıla ait defter kayıtlarının, incelemeden muaf tutulması imkânı getiriliyor.

İşletme Kayıtlarının Düzeltilmesi:

– İşletmede mevcut olduğu halde, kayıtlarda yer almayan emtia, makina teçhizat ve demirbaşlar kayıt altına alınabilecek.

– Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede bulunmayan  emtia, makina teçhizat ve demirbaşlar kayıttan düşülebilecek.

– Kayıtlarda yer aldığı halde, işletmede fiilen bulunmayan kasa mevcudu düzeltilebilecek.

-Ortaklar cari hesabından ve buna benzer kanallardan şirket kayıtlarına girmiş nakitler, resmen kayıt altına alınabilecek.

Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması:

– Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymetlerini Türkiye’ye getiren gerçek ve tüzel kişiler, söz konusu varlıkları serbestçe tasarruf edebilecek, hesap sorulamayacak.

– Gelir ve Kurumlar Vergisi Mükellefleri, Türkiye’de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan, sahip oldukları para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarını, kanuni defterlerde kayıt edebilecekler.

Mutlaka yararlanmanızı tavsiye ederim.

Hükümetimiz tarafından iş dünyasına sunulan avantajlı ticari hayat ortamından, azami derecede yararlanmak için kolları sıvayıp, hazır olmalıyız.

Bu vesile ile hepinize iyi dileklerimi, selam ve saygılarımı sunuyorum.

Nafi Güral 

Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası

Yönetim Kurulu Başkanı