2013 UMUT TRENİNDE YERLERİMİZİ ALALIM

Türkiye’nin bütünü ile, dünyanın kabul ettiği yükselen değer olduğu tartışmasız kabul ediliyor. İç dinamiklerimize bakarsak, mükemmel sonuçlar aldıklarını görürüz. Zaten ülkemizin büyümesi bu mükemmeli yakalayan kurumlardır.
Kimileri için çok verimli, kimileri için durağan, kimileri için kötü geçen 2012’yi verimli ve başarılı geçirenlerin sırları, verimli ve başarılı olmayı istemeleri, başaracaklarına inanmaları ve çok çalışmalarından ibarettir. Durağan geçirenler ise, amaçları olmayan, kaybetmekten korkup yerinde saymayı marifet sayan, kaybetmediği için sevinenlerdir.
Kötü geçirenler ise, karamsar, kötümser, kaldırabileceği kadar risk almaktan korkan, idealleri ve gelecek beklentisi olmayanlardır.

2013 nasıl geçecek?
Her yeni yıl yeni umutlar, taze başlangıçlar olarak kabul edildiğine göre, 2013 için iyimser ve başarı odaklı hedefler belirlemeliyiz. Mutlaka büyüme hedefleri belirleyin. Büyümekten vazgeçmeyin, vazgeçerseniz küçülürsünüz. Büyümenin, hedefe ulaşmanın temel faktörlerinden birisi harcama kültürü edinmektir. Mutlaka bütçe yapmalıyız, gücümüzün üzerinde harcama yapmamalıyız. Bütçe, hesapsız kitapsız harcama yapmaktan, gelir eksikliğinden doğacak zararların doğmasını engelleyen en önemli araçtır.
Unutmayın ki, gerekli alt yapıyı hazırlamadan büyümek zordur, hatta sancılı ve zararlı sonuçlar bile verebilir. Büyüme kararı ile birlikte, yol, yöntem belirlenmesi olmazsa olmaz ihtiyaçtır.
”Hareket çok, bereket yok” gibi ürün çeşitlerinden uzak durun. Bir başka ifade ile ucuz ürünler çok satılır ama karlılığı olmadığı için bereketi olmaz. Unutmayalım ki, ucuz fiyat odaklı ürün, kalite fukarasıdır. Kalitesizlik size zarar olarak geri dönecektir. Bunları müşterinize anlatın. Müşterinizin kaliteyi almakla neler kazanacağını, kalitesizden neler kaybedeceğini öğretin.
Kalitesizliğin temelinde merdiven altı tabir edilen ürün merkezleri vardır. Bunlar kalitesizi üretip ucuza sattıklarından, kaliteli üretim yapanları mal satamaz duruma getiriyorlar. Kalite üretenler de kalitesizliğe yönlendirildiğinde, bildiğiniz vahim durumlar ortaya çıkıyor. Kalitesizliği sahiplenmek bir tarafa, savaşmanız gerekir.
İnovasyon
Çağımızın vazgeçilmezidir. Aralık ayında Sayın Başbakanımızın liderliğinde, yurtdışından ve yurtiçinden on binler İstanbul’da buluştu, inovasyonu konuştu. Ama maalesef medyada gerektiği kadar yer almadı. Demek ki biz hala inovasyonu ulus olarak özümsememişiz. Unutmayalım ki, inovasyon, yaratıcılarını zirvelere taşıyacak en önemli araçtır. İnovasyon arayışları içinde olanlarla oda olarak omuz omuza çalışmayı görev kabul ettiğimizi tekrar ifade etmekte yarar var.

İyimser olun
İyimserlerin dünyasının başarı dolu, kötümserlerin dünyasının ise problem dolu olması olağan bir sonuçtur. İyimser olmalıyız. Beynimizden kendimize güvensizlik, karamsarlık, çaresizlik, korkaklık, umutsuzluk, yorgunluk, bıkkınlık duygularını söküp atmalıyız. Negatif düşüncelere itibar etmeyip, pozitif düşünceler üretmeli ve çevremizde rol model olarak kabul edilmeyi hedeflemeliyiz. Sevgi, saygı, hoşgörü yardımlaşma vb konularında cömert; saygısızlık, kabalık, kıskançlık, böbürlenmek vb konularında cimri olmalıyız.

Kendinize güvenin
Risk almaktan korkmayın ama alacağınız riskler, hesabı yapılmış riskler olsun, unutmayın ki ticaret risktir. Risk denildiğinde ilk akla gelen unsurlardan birisi kredidir. Kredi kullanırken çok dikkatli olun. Kredi işletme sermayesi değildir. Makul bir süre içinde kapatılmalıdır. Kredi kullanırken maliyetini önemseyin. Bugün için kredi maliyeti tek rakamlı değil ise, pahalıdır. Hem miktar olarak hem de maliyet olarak uygun kredi temin etmenin kriterlerinin temeli firmanızın reytingidir. Reytinginizin yüksek olmasını sağlayın.

Global yatırımcılar Avrupa’dan uzaklaşıyor, yeni adres arıyorlar. Aradıkları adreslerdeki kriterlerin başında güven veren siyasi yapı, büyüyen nüfus, disiplinli bütçe, yeterli ülke reytingi, nitelikli iş gücü, yeterli enerji ve güvenilir partnerler bulunması ve de Avrupa’nın içinde veya çok yakınında olması kriterleri geliyor. Yani akıllarına Türkiye geliyor. Bu fırsatı değerlendirelim, global sistemin içinde daha çok Türk firması olmasını sağlayalım.

Firmalarınızın hem yurt içi hem yurt dışında önemli kulvarlarda var olabileceğine öncelikle kendiniz inanmalı ve kendinizi bu yönde motive etmelisiniz. Siz kendinize değer vermezseniz, başkaları size hiç değer vermez. Firmanızın gelişmesi, önemli kulvarlarda var olabilmesi için gerekli en büyük gücünüz çalışanlarınız ve profesyonel yöneticilerinizdir.

Önce tarif edelim.
Profesyonel yönetici kimdir?
Güven veren, şirketini seven, çalışanlarına değer veren, kendine güvenen, muhataplarına güven veren, kendisini iyi yetiştirmiş, iş bilen, problem çözen, mütevazi, makamını hazmedebilen, hedefleri olan, gerçekleştirebileceği hayalleri olan, bilgilerini daima güncelleyen, bilgilerini paylaşan, iş ahlakı olan, saygı duyan, saygı duyulan, hesap yapmayı bilen, sosyal aile yapısı örnek alınan kişiler iyi profesyoneldir, aynı zamanda liderdir.

Profesyonel kim değildir?
İşin cambazı
Dün karar verip bugün şirketini bırakan, fırsatını buldukça “şapkamı alır giderim” diyen ve yukarıdaki özellikleri taşımayanlar profesyonel değil, lider hiç değildir.
Çalışanlarınızın, başarıları ile paralel yükselebileceklerini, geleceğin profesyonel yöneticileri olabilecekleri mesajını verin, inandırın, yani profesyonel yöneticilerinizi sıfırdan alarak yetiştirin, sonucun mükemmel olduğunu göreceksiniz.

Kurumsallaşmak çok önemlidir. Mutlaka hem ailenizi hem de şirketinizi kurumsallaştırın. Şirketinizin ana sözleşmesini, ailenizin ve şirketinizin ihtiyaçlarına göre ayrıntılı biçimde kaleme alın. Şirketiniz aile şirketi ise, aile bağları ne kadar güçlü olursa olsun, bu gücü korumak adına bile en ince ayrıntıları şirket ana sözleşmenize yazın ve mutlaka aile anayasanız olsun. Ailenizin ve firmanızın devamını sağlayacak kuralları hazır yazılmış olarak bulamazsınız. Kendiniz, kendi ihtiyaçlarınıza göre yazacaksınız. Yazamam derseniz, internet ortamında var olan metinlerden indirip, kendi ihtiyaçlarınız ve anlayışınıza göre revize edebilirsiniz.

Aile hayatının mükemmelliğinin muhtemel sorunların aşılmasında en büyük etken olacağı unutulmamalı, aile birliğinin korunmasına önem verilmelidir.
Ailenizin kadınlarının yaratıcı ve yönlendirici güçlerinden yararlanmayı önemseyin, onlara değer verin, tercihen tam zamanlı, tam zamanlı olmasa bile zaman zaman şirketinize katkı sağlamasına fırsat verin ve onları destekleyin.

Dünya, siyasi gelişmeler, spor, ülke gündemi ve güncel konular ile ilgilenin, bilgi ve fikir sahibi olun. Dost, arkadaş, iş sohbetleriniz esnasında bu konular gündeme gelecek ve siz birikiminizle hemen ön plana çıkacarak, çevrenizde olumlu etki bırakacaksınız.

Ayaklarınızı yere sağlam basın, gözünüz yükseklerde olsun.
Göreceksiniz, elde edeceğiniz başarılarla çevrenizde rol model olacaksınız.
Yolunuzun açık, sağlığınızın, aile düzeninizin, itibarınızın, moralinizin mükemmel, kazancınızın bol, çalışanlarınızın mutlu olacakları bir 2013 yılı diliyorum.
Nafi Güral
KUTSO Yönetim Kurulu Başkanı